Rehberliğin İlkeleri

Rehberliğin ve bu ilkelerle ilgili temel kavramlar bir kişinin genel olarak sahip bulunduğu anlayışını oluşturur. Burada rehberliğin ilkelerini incelerken, önce anlayışı kavramını açıklamak, sonra bu anlayışın temelini oluşturan ilkeleri belirlemek, daha sonra da bu ilkelerle ilgili kavramları sıralamak rehberliğin ilkeleri konusunu işlemede daha uygun bir yaklaşım biçimi olarak düşünülmüştür. Bu ilkeler, aynı zamanda psikolojik danışma ve alanının tamamı için önemli ve geçerli olan ilkelerdir. Kavramı

Rehberlik anlayışı kendine özgü bazı nitelikleri ile psikolojik danışma ve rehberlik alanının önemli kavramlarından biridir. Rehberlik anlayışı, özetle, rehberlikle ilgili temel ilkeleri ve kavranılan anlama olarak açıklanabilir. Başka bir deyişle, rehberliğin temel ilkeleri ve bu ilkelerle ilgili kavramlar rehberlik anlayışının ana unsurlarını oluşturmaktadır.

Yapılan çalışmalar sonucunda rehberlik alanının çeşitli boyutları açıklanmıştır. Bu boyutlardan üç tanesinin önemi vurgulanmıştır. Bunlar, (1) rehberliğin temel ilke ve kavramlarını /anlama ile ilgili, kavramsal, (2) rehberlikteki görev ve sorumlulukları kabul etmeye hazır oluşla ilgili tutumsal, (3) kişiler arası ilişkilerle ilgili sosyal boyutlar olarak gösterilmiştir (Hatch ve steffire, 1961; s. 19, 20). işte, rehberlik anlayışı bu üç boyut arasında, rehberlik ilke ve kavramlarını anlama ile ilgili olan kavramsal boyut içinde yer almaktadır.

Rehberlik çalışmaları ile yakından ilgili olan tüm yönetici, uzman ve öğretim personelinin yeterli ye ortak bir rehberlik anlayışına sahip bulunmaları psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarındaki başarıyı artıran önemli bir etmen olarak bilinmektedir. Nitekim, yapılan araştırmalarda psikolojik danışma ve rehberlik personelinin başarısına etkisi bakımından boyutlar sıralandığında kavramsal boyutun en başta geldiği anlaşılmıştır. Yani, öteki boyutlara oranla, sahip bulunduğu rehberlik anlayışı daha yeterli olan personelin psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında daha başarılı olduğu doğrulanmıştır.

Rehberlik uygulamalarının başarısında ilgili personelin ortak ve yeterli bir rehberlik anlayışına sahip bulunmaları gereği her zaman vurgulanmıştır. Son yıllarda, psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarında bir yaklaşan biçimi olarak, rehberliğin bir “takım” çalışması (team-work) modeli içinde okuldaki tüm eğitim ilgililerinin ortaklaşa yürüttükleri bir hizmet olarak anlaşılmasına önem verilmektedir, öyle ki sadece uzman personelin sağlanması psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının başarılı olması için yeterli görülmemektedir (Humphreys ve Ark., 1967; ss. 20, 2£ 374).

Psikolojik danışma ve rehberliğin bir takım hizmeti olarak anlaşılması sonucu, bugün okullarda uzman personelin yanı sıra yöneticiler, sınıf öğretmenleri ve öğretmenler de rehberlik personeli içinde düşünülmekte; “okul rehberlik tanımının birer üyesi olarak kabul edilmektedirler. Takım halinde çalışmanın doğal bir sonucu olarak. Ülkemizde de rehberlikle ilgili tüm personelin rehberlik takımı içinde kendilerine düşen görevleri yerine getirirken, önce ilke ve kavramlarla ilgili ortak ve yeterli bir rehberlik anlayışına sahip olmaları, sonra da uygulamalarda tecrübe kazanmaları gerekli görülmektedir (Baymur. 1971; ss. 60, 61). Hatta, personelin ortak bir rehberlik anlayışını paylaşmaları okul rehberlik programının temel taşı olarak kabul edilmektedir (Tan, 1975; ss. 172, 173).

Rehberlikle ilgili temel ilkeleri ve kavranılan anlama olarak belirlenen rehberlik anlayışı üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Amerika’da okul müdürü, rehberlik uzmanı ve öğretmenlerin sahip bulundukları rehberlik anlayışı üzerinde yapılan araştırmalardan Williams (1957). Hoyt (1961), Knowles (1968), Lyton (1968) ve Cribbon (1969)’ın çalışmaları önemli olanlar arasındadır (Adams, 1968; ss. 2 – 42). Bu araştırmaların bulguları, kuşkusuz, birbirinden farklıdır. Ancak, ortaya çıkan genel sonuçlar olarak, okullarda rehberlikle ilgili personelin rehberlik anlayışlarında önemli uygunsuzluklar ve yetersizlikler bulunduğu görülmüştür. Ayrıca, okullarda müdürlerle uzmanlar arasındaki çatışmaların önemli bir kısmının da rehberlik anlayışı farklarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Ülkemizde, rehberlik anlayışı üzerinde bir araştırma 1974 yılında Yazar tarafından yapılmıştır (Kepçeoğlu, 1974). Orta dereceli okullardaki rehberlik anlayışını konu alan bu araştırmada, orta dereceli okullarda görevli müdür, rehberlik uzmanı, sınıf Öğretmenleri ve Öğretmenlerin sahip bulundukları rehberlik anlayışları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, yetkili uzmanlarca konulan ölçütler bakımından, bu personelin rehberlik anlayışlarının genellikle yetersiz olduğu ve personel arasında önemli rehberlik anlayışı farklarının bulunduğu görülmüştür. Bu durumun orta dereceli okullarda sürdürülen psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının başarısını olumsuz yönde etkilediği sonucuna varılmış; personelin rehberlik anlayışını geliştirici bazı önlemler önerilmiştir.

Buraya kadar rehberlik anlayışı kavramını ve ilgili çalışmaları kısaca , açıkladıktan sonra, şimdi rehberlik anlayışını oluşturan ilkeleri ve bu ilkelerle ilgili bazı kavranılan gözden geçirmek uygun olacaktır.

Rehberlik Anlayışını Oluşturan İlkeler

Daha önce belirtildiği gibi, rehberlik anlayışını oluşturan ülkeler doğrudan doğruya psikolojik danışma ve rehberliğin dayandığı temel ilkeleri içermektedir.

Günümüzün rehberlik anlayışını oluşturan bir yığın geçerli bilgi bulunmaktadır. Ancak, bunları psikolojik danışma ve rehberliğin temelinde yatan ilkeler halinde gruplarken ortak bir ölçüt bulmanın sıkıntıları vardır. Hangi temel anlatımların ilke düzeyinde alınacağı ve hangi kavramların ilkeleri açıklamada kullanılacağı, kişisel tutumların ötesinde henüz belirli ölçütlere bağlanamamıştır. Bunun sonucu, literatürde rehberliğin ilkeleri ile ilgili türlü listelerle karşılaşılmaktadır. Bu listeler arasında Önemli ayrılıklar olduğu gibi geniş birişikliklerin de bulunduğu .bir gerçektir.

Rehberlikle ilgili her yazılı kaynakta, az yada çok, rehberliğin ilkele-rire ilişkin bilgiler vardır. Bazen bu bilgileri ayrı bir başlık altında toplama gereği duyulmamaktadır. Bazı durumlarda ise. rehberliğin çeşitli boyutlarını içermesine karşın, “rehberliğin ilkeleri” bir kitaba ad olarak.verilmektedir; örneğin, Jones’un “Principles of Guidance”. (1963) kitabı gibi.

Burada, rehberlik alanındaki bazı yazarların ilkeler konusunda geliştirdikleri listelerden örnekler vermek ve bunların ortak yanlarına dikkat çekerek Okuyucunun rehberlik anlayışını geliştirmeye katkıda bulunmak uygun bir yaklaşım olacaktır.

Rehberliğin tentelini oluşturan ilkeler konusunda bazı yazarların geliştirdiği şu listeler incelenebilir:

Miller (1968;ss. 9 – 14). rehberliğin temel ilkelerini şu yedi madde içinde açıklamaktadır (1) rehberlik bütün öğrenciler içindir; (2} rehberlik her yaştaki öğrenciler için geliştirici, önleyici ve süreklidir; (3) rehberlik öğrenci gelişiminin bütün yönleri ile ilgilenir; (4) .rehberlik kendini anlamayı, kendini yönetmeyi ve kendi kendine gelişmeyi destekler; (5) rehberlik yönetici, uzman. Öğretmen, veli ve öğrencinin ortaklaşa yürüttükleri bir iştir; (6) rehberlik tüm eğitim sürecinin ana parçalarından biridir; (7) rehberlik hem bireye hem de topluma karşı sorumludur; rehberlik karşılıklı bağımlılıklarımızın bilincinde olmak kaydı ile, bireyi bağımlılıktan bağımsızlığa doğru iten bir yardım sürecidir.

Kovvitz ve Kowitz (1971; ss. 93 – 96), rehberliğin ilkelerini Cribbons. Moynihan, Arıdrews ve Beck’in çalışmalarından da yararlanarak şu yedi maddede toplamaktadırlar (1) rehberlik bireyin bütünlüğüne ve değerine olan saygıya dayanır; (2) rehberlik öğrenciden-hız-alan (student -centered) bir anlayışa dayalıdır; (3) rehberlik, eğitimin tamamlayıcı bir parçasıdır; (4) rehberlik bulunduğu ortam içinde öğrencinin tanınmasını gerektirir; (5) rehberlik çocukluktan yetişkinliğe kadar devamlı bir süreçtir; (6) rehberlik bireyin seçim yapması, plan yapması ve karar alması için verilen yardımdır; (7) rehberlik kendi benliğini gerçekleştirmesi ve etkin hale getirmesi için öğrenciye yardım etmelidir.

Baymur (1975; s. 10 – 12). rehberliğin temelini oluşturan ilkeleri şu dört ana başlık altında toplamakta ve ayrıntıları ile açıklamaktadır:

(1) insanın değerliliği;

(2) özerklik ilkesi;

(3) kişinin kendi problemlerini çözme gücüne güven;

(4) rehberlikte hizmetlerin kişiye yönelik olması.

Rehberliğin temel ilkeleri ile ilgili değişik yazarlardan alınan ve yukarıda verilen ilke listeleri belirli bir ölçüte göre seçilmiş değildir. Konuyu genişletmemek kaygısı ile bu kez sadece üç liste ile yenilenmiştir. istendiği takdirde bu listeler daha da çoğaltılabilir.

İlke listeleri bütünü ile bir arada İncelendiğinde genellikle paylaşılan noktalar şöylece sıralanabilir:

1. Rehberlik demokratik ve insancıl bir anlayışa dayanır.

2. Rehberlik bireye dönüktür ve onun değerine önem verir.

3. Rehberlik bireyin bir bütün olarak tüm kapasitelerini kendine en uygun düzeyde geliştirmeyi esas alır.

4. Rehberlik hizmetleri tüm eğitim programının ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanını oluşturur.

5. Rehberlik gönüllülüğe ve işbirliğine dayanır.

6. Rehberlik insan yaşamının her döneminde gerek duyulabilen sistemli ve profesyonel bir yardım hizmetidir.

Rehberlik anlayışını oluşturan temel ilkelerin belirgin bir açıklığa kavuşturulması, alanın bir bütünlük içinde gelişmesini sağlamak bakımından, önemli bir gerektir. Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının yeni başlatıldığı ülkemiz için bu gerek özel bir önem taşımaktadır. Bu öneminden dolayı. Ülkemizdeki psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarına ışık tutması amacıyla rehberlik anlaşını oluşturan ilkeler üzerinde bir çalışma Yazar tarafından yapılmıştır (Kepçeoğlu, 1975). Bu çalışma rehberliğin ilkeleri üzerinde Ülkemizde yapılmış ilk çalışma niteliğindedir. Konu ile ilgili daha başka çalışmaların -yapılmasına ve bu şekilde, zaman içinde, Ülkemiz için geçerli olabilecek ilkeleri daha belirgin hale getirmeye ihtiyaç vardır. Ancak, bu noktada, sözü. edilen çalışma sonunda ortaya çıkan ve Yazarın da benimsediği bu ilkeleri burada sunmanın yararlı olacağı düşünülmüştür.

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, belli ilkeler ışığında yürütüldüğünde amacına ulaşabilmektedir. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin verilişi sırasında göz önünde tutulması gereken ilkeler şunlardır (Kuzgun, 1981, 1991; Kepceoğlu, 1989):1. Rehberlik ve psikolojik danışma, demokratik toplum değerlerine ve bireysel gereksinimlere dayanmalıdır.2. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, yararlanmak isteyen her bireye sunulmalıdır.3. Rehberlik ve psikolojik danışmada bireye, saygın bir varlık olarak bakılmalıdır.

4. Rehberlik ve psikolojik danışmada bireye, kendisi için seçimler yapma ve kararlar verme özgürlüğü tanınmalıdır.

5. Rehberlik ve psikolojik danışma, sürekli yararlanılabilecek bir hizmet olarak uygulanmalıdır.

6. Rehberlik ve psikolojik danışma, gizlilik temeline dayanmalıdır.

7. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, beklenen yararı, ancak, öğrenci odaklı eğitim sisteminde sağlayabilmektedir. O nedenle, öğrenci odaklı eğitim sistemi egemen kılınmalıdır.

8. Rehberlik ve psikolojik danışma, öğrencilerle İlgili planların işbirliği ile yürütülmelidir.

9. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde,,bireysel ayrılıklar göz önünde tutulmalıdır.

10. Rehberlik ve psikolojik danışma ile birey; bedensel, zihinsel, toplumsal ve duygusal yönden, ilgiye yetenekleri doğrultusunda, bütünüyle geliştirilmeye çalışılmalıdır.

11. Rehberlik ve psikolojik danışma, eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak uygulanmalıdır.

12. Rehberlik ve. psikolojik danışma,, her okulun kendi amaç, gereksinim ve olanaklarına uygun biçimde uygulanmalıdır.

13. Rehberlik ve psikolojik danışma; örgütlü, planlı bir. biçimde ve profesyonel bir hizmet olarak verilmelidir.

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin verilebilmesi İçin, bireye, onun kişisel kararlarına ve bireysel ayrılıklarına duyarlık gösteren, demokratik bir eğitim ortamı gerekmektedir. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, ancak, demokratik yaşamın egemen olduğu bir eğitim ortamında verilebilmektedir. Eğitim görevlilerinin tümü, demokratik bilinç, tutum ve davranış edinmiş olmadıkça; kendi paylan oranında Öğrencilerin tüm yönleriyle gelişmelerine yardım etme İstek ve becerisini göstermedikçe, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinden beklenen verim elde edilememektedir. Rehberlik ve psikolojik danışma ilkeleri incelendiğinde, bunların zorunluluğu anlaşılmaktadır (Bkz. Felsefi Temel).

REHBERLİK NE DEĞİLDİR?

Rehberliğin tanımı, amaçları ve ilkeleri yukarıda açıklanmıştır. Ancak rehberliğin ne olup ne olmadığına ilişkin temel ve doğru bir anlayışın eğitim işiyle uğraşan herkeste var olduğunu söylemek güçtür. Okullarımızda yöneticilerimizde, öğretmenlerde, anne-babalarda rehberliğe ilişkin yanlış inanç ve anlayışlar yazık ki hala devam etmektedir. Rehberliğe ilişkin yanlış inanç ve anlayışlardan bazıları aşağıda özetlenmiştir.

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİNDE YANLIŞ ANLAYIŞLAR

1. Rehberlik ve psikolojik danışma yardımı bireye tek yönlü olarak doğrudan doğruya yapılan bir yardım değildir.Rehberlik ve psikolojik danışma yardımı ancak karşılıklı bir etkileşim sonucu gerçekleştirilebilir. Rehberlik ve psikolojik danışma yardımında hem yardımı veren,hem de yardımı alan önemlidir. Bunlar arasındaki etkileşim karşılıklıdır. Bu bakımdan,rehberlik ve psikolojik danışma yardımını tek yönlü olarak yardım edenin karşı tarafa bazı şeyler aktarması biçiminde anlamak çok yanlıştır.

2. Rehberlik ve psikolojik danışmanın temelinde bireye acımak,onu kayırmak,her sıkıntıya düştüğünde bireye kol kanat germek gibi bir anlayış yoktur.Rehberlik anlayışında birey güçlü ve değerli bir varlıktır. Rehberlik ve psikolojik danışma yardımı ile birey sahip bulunduğu gücü kullanma ve daha da geliştirme imkanına kavuşur. Bu yardım ile birey karşılaştığı sorunları çözmede kendi kendine yeterli bir düzeye erişebilir. Bunun için,rehberlik ve psikolojik danışma yardımı bütün bireylere dönüktür ve her bireyin kendini gerçekleştirme yolunda bu yardımdan kazanacağı şeyler vardır.

3. Rehberlik ve psikolojik danışma bireyin sadece duygusal yanı ile ilgilenmez.Rehberlik ve psikolojik danışma yardımında duygusal süreçler esastır. Duyguların açıklanması ve anlaşılması bu yardımın özünü oluşturur. Ancak,sürecin özelliğine işaret eden bu durumu,bireyin sadece duygusal yanı ile ilgilenme anlamına almamak gerekir. Rehberlik ve psikolojik danışma,bir bütün olarak bireyin tüm gelişimi ile yakından ilgilenir. Buna göre, sosyal,duygusal,zihinsel ve hatta fiziksel nitelik gösteren her türlü gelişim sorunu,mesleki ve eğitsel sorunlar ve tüm kişisel sorunlar rehberlik ve psikolojik danışmanın yakından ilgilendiği konulardır.

4. Rehberlik ve psikolojik danışmada kullanılan bütün yöntem ve teknikler amaç değil,sadece araçtırlar.Rehberlik ve psikolojik danışmada belirli amaçlar için çeşitli testler,envanterler, anketler kullanılabilir. Bunlardan elde edilen bilgiler sistematik bir biçimde gruplandırılıp sınıflandırılabilir. Ancak,bu bilgilerin bireye dönük olarak etkili bir biçimde kullanılması gerekir. Çünkü,rehberlik ve psikolojik danışmada,bireyin kendini tanımasına yardım esastır. Rehberlik ve psikolojik danışma yardımında bu amaçla kullanılmayan ve sonuçları öğrencilere yansımayan tüm bilgiler,dosyalar dolusu kadar da olsa,gösterişin ötesine geçemezler.

5. Rehberlik ve psikolojik danışma bu yardımı alan birey bakımından akademik bir öğrenme konusu ya da ders değildir.Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini öğretim çalışmalarına eklenmiş ve bu çalışmaların uzantısı gibi görmek yanlıştır. Genel bir kural olarak,rehberlik bireye bilgi verme işi değildir. Rehberlik ve psikolojik danışma yardımında gerektiğinde bireye verilecek bilgi, problemin çözülmesinde yardımcı olacak bir kaynağa işaret etmekten öteye geçmemelidir. Rehberlik yardımının merkezi bireyin kendisidir. Yardım konusu olan problemle ilgili daha çok bilinçlenmek ve gerekli kararları almak üzere bireye yardım esastır. Bunun için de yardım eden tarafın bilgi aktarmak gibi bir görevi yoktur. Özellikle öğretmenler rehberlik yardımı verme işi ile baş başa kaldıklarında bu noktaya azami dikkati göstermelidirler. Öte yandan, okullarda rehberlik için ayrılan saatleri de bir ders saati gibi görmek yanlıştır. Bu saatler okul programında bir ders saati gibi ayrılmış olsalar bile bunları rehberlik yardımının gerektirdiği bir anlayışla rehberlik ve psikolojik danışma uygulamaları için kullanmak gerekir.

6. Rehberlik bir disiplin görevi değildir; rehberlik yargılamaz ve ceza vermez.Okullarda rehberlik ve psikolojik danışmayı bir disiplin ve kontrol aracı olarak görmek kesinlikle yanlıştır. Rehberlik ve psikolojik danışma yardımı ile öğrenci davranışlarının değişebileceği ve böylece öğrencilerin çevresine daha sağlıklı ve dengeli bir uyum yapabilecekleri açısından rehberlik ve psikolojik danışma ile okul disiplini arasında ancak dolaylı bir bağlantı kurulabilir. Disiplinde irdeleme,eleştirme,yargılama ve gerekirse ceza verme vardır. Bütün bunlar rehberlik anlayışında yeri olmayan unsurlardır.

7. Rehberlik ve psikolojik danışma her türlü problemi hemen çözebilecek sihirli bir güce sahip değildir.Rehberlik ve psikolojik danışma yardımında yardımı alan bireyin bu yardımı almaya hazır ve istekli oluşu önemli bir noktadır. Aslında,rehberlik ve psikolojik danışma yardımının amacı bireyin gerçekleşim düzeyini geliştirme olarak bireyin değişmesini ve yeni yaşantılara açık bir duruma gelmesini zorunlu kılar. Birey değişmeye ve yeni yaşantılara açık olduğu ölçüde rehberlik ve psikolojik danışma yardımının etkililiği artar. Öte yandan,bireyin içinde bulunduğu ortam ve koşullar da rehberlik ve psikolojik danışma yardımının etkililiğinde önemli bir rol oynarlar. Okullarda tüm öğrenciler için yürütülen rehberlik yardımının etkililiği yine,okulun ortam ve olanakları ile yakından ilgilidir. Rehberlik ve psikolojik danışma için ayrılan yer,araç ve gereçler; okul programının ve okulda uygulanan kuralların rehberlik anlayışına uygun olup olmadığı vb. rehberlik ve psikolojik danışma yardımını etkileyen unsurlardandır. Bütün bunlar dikkate alınarak rehberlik ve psikolojik danışma yardımının etkililiğinin bireyden bireye,konudan konuya ve durumdan duruma değişiklik gösterebileceğini kabul etmek gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Comment spam protected by SpamBam