Tagged: hizmetleri

Çağdaş Eğitimde Öğrenci Kişilik Hizmetlerinin Yeri 0

Gelişen teknoloji ve toplumsal yapıda meydana gelen değişmeler eğitim sistemlerine de yansımış ve çeşitli değişimlere neden olmuştur. Geleneksel eğitim anlayışı “öğretmen ve program merkezli” iken çağdaş eğitim anlayışı öğrenciyi merkeze almış ve “öğrenci merkezli eğitim” daha yaygın olarak kabul görmüştür. “Öğrenci merkezli eğitim” öğrenciyi bireysel farklılıkları olan değerli varlıklar olarak görür, öğrenciye zengin eğitim ortamları hazırlama ve onunla birebir ilgilenmeyi gerekli kılar. Çağdaş eğitimin amacı, bedensel ruhsal ve sosyal açıdan uyumlu bireyler yetiştirmektir. Ancak böyle bireyler, toplumu geliştirebilir. Çünkü toplumda gelişmeyi yaratacak kişiler, sorgulayan yargılayan araştıran kişilerdir. Çağdaş eğitimin amacı da böyle bireyler yetiştirmektir.Klasik öğretmen ve program merkezli eğitim anlayışı, doğal olarak öğretimi vurgulamış ve öğrenciyi bazı bilgilerin öğretilmesi gereken bir varlık olarak ele almıştır. Öğretim hizmetleri yoluyla daha çok bireyin zihinsel ve entelektüel gelişimine vurgu yapmıştır. Ancak zamanla insanın sadece zihinsel bir varlık olmadığı bunun yanında duygusal ve sosyal bir varlık olduğu gerçeği .giderek, daha fazla kabul görmeye ve vurgulanmaya başlanmıştır. Bu kabul, mevcut öğretim ağırlıklı eğitim anlayışı ve uygulamalarının bireylerin tüm gereksinimlerine cevap veremediği, bir okul sistemi içinde yetişmekte olan bireylerin daha başka karşılanması gereken gereksinimleri olduğu gerçeğinin anlaşılmasını sağlamıştır. Öte yandan eğitimden beklentiler de değişmeye başlamıştır. Eğitimden sadece öğretim yapma ve bazı konu alanlarındaki bilgileri aktarmanın yanında öğrencileri ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesi beklenmeye başlanmıştır. Tüm bu anlayış ve beklentilerdeki değişmeler eğitimde öğretim ve yönetim gibi iki temel boyuta bir yenisinin eklenmesine yol açmıştır. O boyut öğrencilerin öğretim hizmetleriyle karşılanan gereksinimlerinin dışında kalan kişisel gelişim ihtiyaçlarını karşılamaya dönük hizmetler bütünü_olan öğrenci kişilik hizmetleridir.Öğrenci Kişilik Hizmetleri, çağdaş eğitim sisteminin öğrencilere sunduğu önemli hizmetlerinden biridir. Çağdaş eğitimin amaçlarına ulaşmak ve eğitimin işlevini gerçekleştirmek üzere örgün eğitimde okulun yapısı da değişmiş ve öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanında öğrenci kişilik hizmetleri yer almıştır(2). Öğretim, belirli bir alanda bilgi, beceri ve tutum kazandırmaya yönelik etkinliklerdi”. Yönetim, eğilim kurumunu amacına yönelik olarak yaşatma, öğretim ve kişilik hizmetlerini eş güdümleme ve yürütme etkinlikleridir (3). Öğrenci kişilik hizmetleri ,bireysel farklara ve gereksinimlere cevap veren çabalar, tutumlar, davranışlar, değerler, duygular ve kişisel amaçlarla ilgili olarak, bireye ağırlık veren etkinlikleri kapsar. Öğrenci kişilik kıymetleri. öğrencinin tüm yönleri ile ele alınıp uygun ,düzeyde gelişimini sağlayabilecek çeşitli hizmetlerin bütünüdür. Öğrenci kişilik hizmetlerinin kapsamına giren hizmetler, öğrencilerin bir okul sistemi içinde ihtiyaç duyabilecekleri tüm hizmetleri kapsar. Ancak bu hizmetler öğretime yardımcı hizmetler olarak algılanmamalıdır. Öğretim hizmetleri nasıl bireylerin öğrenme gereksinimlerini karşılıyorsa öğrenci kişilik hizmetlerinin de kendine özgü amaçlan, karşılamakta olduğu öğrenci gereksinimleri vardır. Kısaca öğrenci kişilik hizmetleri öğretim hizmetlerine yardımcı hizmetler değil öğrencilerin öğretim hizmetleriyle karşılanamayan gereksinimlerini karşılamayı amaçlayan, çağdaş eğitimin tamamlayıcı ve ayrılmaz bir yanını oluşturmaktadır. Kuşkusuz bir okulda Öğrenci kişilik hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesinin öğretim hizmetlerinin kalitesini artırıcı bir rol oynar ancak belirtildiği gibi Öğrenci kişilik hizmetleri öğretime yardımcı bir hizmet alanı değildir…Öğrenci kişilik hizmetleri kapsamında yer alan hizmetler/ sağlık hizmetleri, sosyal ve kültürel etkinlikler, özel eğitim ve özel yetiştirme, sosyal yardım hizmetleri ve psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleridir. Öğrenci kişilik hizmetlerinin amacı, her düzeydeki okul ve eğitim kurumlarında, öğrencinin sağlıklı, mutlu ve üretken bir kişilik geliştirmesine katkıda bulunmaktır. Öğrenci, kişilik hizmetleri, okulun düzeyi, olanakları ve bulunduğu çevreyi göz önüne alarak düzenlenmektedir. Aşağıda öğrenci kişilik hizmetleri çerçevesinde öğrencilere sunulan hizmetler kısaca açıklanmıştır:

1. Sağlık Hizmetleri: Sağlık eğitimi, sağlığı koruma, sağlık kontrolleri yaptırma,bulaşıcı hastalıklar ve korunma yolları, tanı ve tedavi merkezleri.

2. Sosyal Yardım Hizmetleri: Öğrencileri burs ve barınma konusunda bilgilendirme, beslenme, ulaşım ek iş konusunda yardımcı olma gibi hizmetleri kapsar.

3. Rehberlik hizmetleri Öğrencilere sunulan psikolojik yardım hizmetlerini kapsar.

4. Özel Yetiştirme Hizmetleri: Özel yetenekleri geliştirme fırsatlarına yardımcı olma, gereksinim duyulan alanlarda kurslara yönlendirme, verimli ders çalışma becerileri kazandırma, başarısızlık nedenleri konusunda öğrenciyi bilgilendirme.

5. Sosyal ve Kültürel Hizmetler: Serbest zaman etkinlikleri ve serbest zamanı verimli kullanma alışkanlıkları,ilgi ve becerilerine göre öğrencileri serbest zaman etkinliklerine yönlendirme ( 4,5)

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Nedir?

Fiziksel ve toplumsal yaşamla ilgili olgulardan kaynaklanan sorunların ve bunlara bulunan çözüm yollarının tanıtılması ve karşılaşılabilecek yeni sorunlara çözüm bulabilme becerilerinin geliştirilmesi, ders konularını oluşturmaktadır. Birey, kendi yaşamında karşılaştığı kişisel sorunlar karşısında çözüm için kendisi bir çıkış bulamadığında bir uzman desteğine gereksinim duyar. Bu amaçla kurulan “Rehberlik Servisleri” değişik yöntemlerle bireye yardımcı olur. Rehberlik hizmetleri birinci derecede, bireylerin “karar verme” konusunda yaşadığı sorunlara yardımcı olur. İnsan hayatı boyunca pek çok konuda karar verir. Bazı konularda verilen kararlar bütün hayatı etkileyecek güce sahip olabilir. Böyle dönemlerde insan kaygı ve bunalım yaşayabilir;bu durumda psikolojik desteğe de ihtiyaç duyabilir, Rehberlik , bireylere bu desteği sağlamaya çalışır. Genelde rehberlik ve psikolojik danışma kavramları birlikte kullanılır. Oysa psikolojik danışma, rehberlik hizmetlerinin bir bölümünü oluşturur .Bu ilişki şöyle şematize edilebilir:

Psikolojik danışma ve rehberliğin ne olduğunu açıklamadan önce bir noktanın okuyucuya hatırlatılmasında yarar görülmektedir. Bu kitabın bu bölümünde ve diğer bölümlerde zaman zaman kısaca alanın geleneksel adı olan “Rehberlik” zaman zaman da “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” kavramları kullanılmıştır. Hangi kavram kullanılırsa kullanılsın kastedilen alan aynıdır.

Rehberliğin anlamı üzerinde değişik görüşler ortaya konmuş ve çeşitli tanımları yapılmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi her hangi bir kavramın herkesçe benimsenebilecek bir tanımını yapmak güçtür. Bu güçlük psikolojik danışma ve rehberlik İçin de geçerlidir. Aşağıda yapılan tanımlardan bazıları verilmiştir:

*Rehberlik, bireyin problemlerini çözebilmesi , bağımsız hale gelebilmesi ve içinde yaşadığı toplumun sorumlu ve üretken bir üyesi olabilmesi için sağlanan bir yardım sürecidir (8).

*Rehberlik,bireyin gizil güçlerini anlamsı ve bunların toplumsal fırsatlarla ilişkilendirmesi, toplumda u^um içinde yaşaması için bireye yapılan sistematik ve profesyonel bir yardımdır ( 9).

*Rehberlik, bireyin kendini anlaması, yaşama uyumunu bozmadan kendini yönelebilmesi amacıyla sağlanan yardım sürecidir (10).

*Rehberlik, bireyin kendini ve çevresini tanımasına ve anlamasına yardım etme sürecidir (11).

*Rehberlik, bireye kendini anlaması çevredeki olanakları tanıması ve doğru kararlar vererek kendini gerçekleştirebilmesi için yapılan sistematik ve profesyonel yardım sürecidir (12).

*Rehberlik, bireyin verimli bir şekilde gelişmesini ve topluma uyum sağlamasında gerekli olan seçimleri, planlan yapmasında ve kararları vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanması ve ulaştığı bu seçme ve kararlan uygulaması İçin kişiye yapılan sistemli ve profesyonel yardımdır (13).

Rehberliğin yukarıda verilen bazı tanımları incelendiğinde tanımların bazı ortak noktaları vurguladığı görülmektedir. Tanımların vurguladığı ortak sözcükler; süreç, yardım, birey ,kendini anlama, kendini gerçekleştirme, destek, uyum, olarak görülmektedir, tanımların çoğunda ortak olarak kullanılan bu sözcüklerden hareketle tanımların ortak yanları aşağıdaki gibi özetlenebilir (14):

1. Rehberlik süreci yüreklidir ve bireyin yaşadığı her yerde yardır.

2. Rehberlik, bireye yardım etme işidir. Rehberlik yardımı, psikolojik bir yardımdır. Rehberliğin psikolojik bir yardım olma özelliği onu başka yardım hizmetlerinden belirgin bir biçimde ayırır. Buna göre rehberlik yardımı, bir yol gösterme, öğüt verme yardımı değildir.

3. Rehberlik yardımı, bireye dönüktür ve bireyin gizil potansiyellerini ortaya çıkarmayı amaçlar.

4. Rehberlik bilimsel ve profesyonel bir yardımdır ve çalışmalarının dayandığı bilimsel ilkeler ve yöntemler vardır.

5. Rehberliğin özü, bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım etmektir.

Rehberliğin anlamı üzerinde yukarıda verilen tanımlar ve tanımlardan çıkarılan genellemeleri de işin içine katarak rehberlik şöyle tanımlanabilir: Rehberlik, kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini kendine en uygun düzeyde geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı bir uyum yapması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce bireye verilen psikolojik yardımlardır.

Bu tanımın vurguladığı noktalar şöyle özetlenebilir:

Rehberlik psikolojik bir yardımdır.

Rehberlik yardımı uzman kişilerce verilir.,

Rehberliğin esası bireyin güçlü ve zayıf tüm yanlarıyla bir bütün olarak kendini tanıması ve anlamasıdır.

Rehberlik bireyin çevresiyle ve kendisiyle uyumlu bir birey olmasına yardım eder.

Ve rehberliğin nihai amacı bireyin kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır.

ÖĞRETMEN VE ÖNLEYİCİ REHBERLİK HİZMETLERİ 0

Sınıf öğretmeninin sınıf öğretim etkinlikleri dışında okul psikolojik hizmetlerinde de önemli görev ve sorumluluklarının bulunması gerekir. Bu sorumluluklar arasında öğretmenin:

· Dinleyici ve yol gösterici olması,

· Havale edici ve psikolojik yardım almayı destekleyici olması,

· İnsan potansiyellerini keşfedici olması,

· Kariyer eğitimcisi,

· İnsan ilişkileri moderatörü; olması gibi roller yer alır.( CAN Gürhan(edt), 2002; s.112-135)

Öğretmenlerin yapabileceği rehberlik hizmetleri arasında, sınıfta öğrencilerin genel gelişimlerine elverişli bir ortam yaratmak, öğrencileri yeni durumlara alıştırmak, bilgi vermek, öğrencileri gözlemek, tanımak, okuttukları derslerle ilgili olarak verimli çalışma yöntemleri ile ilgili açıklamalar yapmak, öğrencileri dinlemek, kişisel ve sosyal gelişimlerine yardım etmek, özel problemleri olan öğrencileri ilgililerin dikkatine sunmak gibi hizmetler sayılabilir.( ÖZGÜVEN İ.Ethem, 2001; s.264-265)

Her sınıf öğretmeni öğrencilerle haftada en az beş gün, günde en az 45-50 dakika, yıllık olarak da ortalama 150-180 gün yüz yüze gelmektedir. Bu durum öğretmeni öğrencinin ebeveynler dışında en çok gördüğü kişi konumuna getirir. Bu oran bazen ebeveynleri bile geride bırakır. Böyle bir durumda öğretmenin herkesten daha çok öğrencileri tanıma ve onlarla iletişim kurma özelliği ortaya çıkmaktadır. Bu ilişki ve birliktelik karşılıklı saygı ve güvene dayalı olarak tesis edildiğinde, öğretmenin öğrenci üzerindeki etkin dinleyici, yol gösterici ve yönlendirici rolünü ortaya çıkarır.

Öğretmenin günlük olarak öğrenci ile temasta olması, öğrencinin her türlü durumundan haberdar olmasını sağlar. Öğretmen, öğrencilerin psikolojik danışma ihtiyaçlarını zamanında fark eden, öğrenciyi ilgili servise havale eden ve ihtiyaç duydukları yardımın alınmasında destekleyici sürekliliği sağlayan kaynak kişidir.

Öğretmenlerin öğrenciyi dikkatle dinlemesi, içtenlikle davranması, güven duyguları uyandırması ve pozitif yönde bazı telkinlerde bulunması, içinde bulunduğu gerginliği hafifletebilir.

Öğretmen, bu tür görüşmeleri öğrencilerin anne ve babaları ile de yapabilir.

Öğretmenler, gerekli bilgi ve beceri ile donanık olduklarında öğrencilerin özgün yeteneklerini ve potansiyellerini keşfetmede formal okul sistemi içerisinde yetkin bir konumda yer alırlar. Özellikle ülkemiz açısından değerlendirilecek olursa, yetenek ve potansiyellerin ortaya çıkarılmasında eğitim sistemimizin fazla işlevsel olmadığı bilinmektedir. Yapılacak gözlem ve diğer çalışmalarla her öğrencinin bir yetenek alanının ortaya çıkarılması ve potansiyellerinin geliştirilmesi modern öğretmenin görevleri arasındadır.

Öğretmenin bir diğer rolü kariyer eğitimciliğidir. Kariyer eğitimi, okulun toplam eğitiminin bir parçası olarak öğretmenin sunduğu alan bilgisi ile edinilmesi gereken bir eğitimdir. Öğretmenin kariyer eğitimcisi olarak sorumlulukları:

1.    Öğrencilerin tüm iş ve mesleklere olumlu tutum geliştirmelerini sağlamak.

2.    Toplumun ve yetişkinlerin sunduğu mesleklere ve işlere yönelik ön yargıları ortadan kaldırmak.

3.    Genel olarak eğitime ilişkin olumlu tutum geliştirmekle kariyer hazırlığı ve karar verme konusunda eğitmek.

4.    Yetenek ve potansiyeller doğrultusunda beceri, rol ve değerlerin kazanılmasında yardımcı olmak.

Eğitim ve öğretim etkinliklerinde, öğrencilerin genel gelişimlerini dikkate alan, etkinliklerde öğrenciyi ve öğrencilerin temel gereksinimlerini merkez alan, insancıl ve demokratik eğitim tutumlarını benimseyen öğretmenlerin insan ilişkilerinde rehberlik hizmetlerine daha yatkın olduğu belirtilmektedir.

KAYNAKLAR

1. GÜNDOĞAN S.,Mamak Rehberlik Ve Araştırma Merkezi,Ankara,1997, S.25)

2. ÇETİNÖZOĞLU  S., Eğitimde Rehberlik Ve Psikolojik Danışma,Ankara,1997, S:124-126)

3. CAN G., Psikolojik Danışma Ve Rehberlik ,Ankara,2002,S:112-113-114-115-116-117-118-119)

REHBERLİK HİZMETLERİ VE UYUM 0

Rehberlik hizmetlerinin anlaşılmasında uyum (adaptation, adjustment) önemli kavramlardan biridir. Uyum insanın yaşamını devam ettirmesi ve bunu başarmak için gerekli olan kapasitesi,i bunun yanında bireyin dış dünya ile ilişkilerindeki dengesidir. Yaşamın gereklerini algılamak, yaşımı işleten kuralları keşfetmek de uyumun tanımları arasına girer. (CAN, GÜRHAN, 2002,S.115) Uyum kişinin kendisiyle barışık olmasını gerektirir. Kişinin kendisi ile olan uyumu en zor veya karmaşık olanıdır. İhtiyaçlarını en gerekli olandan kendini gerçekleştirmeye kadar bir hiyerarşi içerisinde karşılaması uyumu kolaylaştırır. Kişinin kendisiyle uyumu içsel yolculuk yapmasını gerektirir. Gizilgüçlerini işleyerek yeteneklerini geliştirmeli; kendi doğal yapısını tanımış ve olduğu gibi kabul etmelidir. (BAKIRCIOĞLU,1994,S,98)

Rehberlik hizmetlerinin temel hedeflerinden biri kişinin uyumunu sağlamaktır. Bunu gerçekleştirirken kullandığı en önemli yöntem gelişimsel çizgiyi incelemek ve gelişimi olumlu yöne; büyüme, olgunlaşma ve öğrenmeye kanalize etmektir. Bu açıdan bilişsel, duygusal, sosyal, moral ve fiziksel gibi gelişim alanlarının, gelişim özelliklerinin bilinmesi gerekir.

Okullarda psikolojik hizmetlerin yapısı gelişim düzeylerine göre ele alındığında, rehberlik hizmetlerinin üzerinde durması gereken konulardan bazılar şunlardır:

  • Fiziksel becerileri geliştirebilme
  • Kendine yönelik olumlu tutum geliştirebilme
  • Akranlarla anlaşabilmeyi öğrenebilme
  • Uygun kadınsı ve erkeksi sosyal rolleri öğrenebilme
  • Okuma, yazma ve aritmetik konusunda temel becerileri öğrenebilme
  • Günlük yaşamın temel becerilerini öğrenebilme
  • Vicdan, ahlaki yargılama ve değerleri geliştirebilme
  • Kişisel bağımsızlığı başarabilme
  • Sosyal grup ve kurumlarla olumlu tutumları geliştirebilme

BİREY VE PROBLEMLİLİK

Kişisel problemlilik, kişinin sahip olduğu belli bir özelliğin kendisi veya başkası tarafından tolere edilemez olarak algılanmasıdır. Bu açıdan,problemlilik bir taraftan içsel diğer taraftan dışsal veya sosyal bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Problemlilik konusunda Freud ve Adler farklı yaklaşımlar ortaya koymaktadırlar. Sigmund Freud’a göre problemlilik olumsuzluk içermekte ve düzeltilmesi konusunda profesyonel yardım gerektirmektedir. Bunların bir kısmı erken gelişim sürecinde etkileşimlerden kaynaklanmaktadır.Değişim konusunda dirençli yapı oluşturan problemlilik,tamamen ortadan kalkması veya çözümlenmesi çoğu zaman mümkün olmamaktadır.

Alfred Adler ise insan doğasına olumlu yaklaşımın uzantısı olarak tüm davranışların amaçlılığından söz etmektedir. Bu kapsamda çocuklarda yanlış amaçlılıklar arasında ilgi ve dikkat çekme, güçlü olma çabası, karşılık verme-intikam alma ve aşağılık duygusu gibi yönelimler bulunmaktadır. Bu problemlilik durumlarının çocuğun basitçe yanlış yönlendirilmesi veya teşvik edilmesi sonucunda geliştiği belirtilir. Bu gibi davranışlar uygun teşvik ve yönlendirme ile özellikle sosyal ilgi geliştirerek uyumlu hale dönüştürülebilir. Alfred Adler’e göre insanlar yaşamlarının ilk yıllarını geçirdikleri çevrelerin etkilerinden kolay kolay uzak kalamazlar. Ruhsal yaşam, yetişkinlik çağında değişik durumlar gösterebilir. Onu tanımak için yaşadığı çevreyi tanımak gerekir.

Sınıf öğretmenliği açısından bir çok problemlilik durumsal veya sosyal içeriktedir. Bu nedenle öğretmenler için tüm problemlilik durumlarını olumlu yönde kanalize edilmesi gerekir. Problemliliğin kaynağında olabilecek nedenlerin ortadan kaldırılması okul veya sınıf ortamında gerekli önlemlerin alınmasıyla değişimi sağlanabilir. Özellikle okul çağı çocuklarının gelişimsel görevlerinin, ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılması bile önleyici rehberlik açısından yeterli olabilmektedir. Öğrencinin ister düşünce, ister davranışlarına ilişkin açmazları belli gelişim basamaklarında ortaya çıkan problemlilik olarak ele alındığında bunlarla başa çıkma da farklılık gösterir. Örneğin, ergenlik döneminin ortalarında içe dönük eğilim ve benmerkezcilik bir problem olarak karşımıza çıkar. Fakat bunun gelişimsel bir özellik olduğu bilindiğinde daha farklı veya yapıcı yaklaşım sergilenmesi mümkündür. .(BAKIRCIOĞLU,1994,S,69)

PSİKOLOJİK İYİ OLMA

Psikolojik iyi olma bireye yöneltilen tüm içsel ve dışsal talepler sonucunda kişinin kendine ilişkin anlam, önlem, yeterlik, kontrol ve yaşama gücünü hissetmesidir. İnsan, doğası gereği psikolojik veya fizyolojik sağlıklı olma eğilimlidir. İnsan yaşamı sürdürme iç güdüsüne sahip olduğundan iyi-sağlıklı olma aşırı çabayı gerektiren bir durum değildir.

Psikolojik iyi olma konusunda en temel veriler ihtiyaç karşılama kuramcılarından gelir. Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisi özellikle karşılanması gereken ihtiyaçlar tabanına dayanır. Bunlar fizyolojik, güvenlik, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlardır. Her insan yeme-içme, korunma, güvenlik, ait olma, sevme sevilme ve özgüven ihtiyaçları doğrultusunda bir kimlik yapısıyla kendini önemli ve anlamlı hissetme ihtiyacı içerisindedir. Bu ihtiyaçlar evrenseldir ve değişmez. Fizyolojik ihtiyaçlardan psikolojik ihtiyaçlara doğru ihtiyaçların giderilme zorunluluğu vardır.

Temel gereksinimlerin, kendi içlerinde aşama sırasına göre öncelik taşımalarına karşılık , gelişim gereksinimlerinde bu tür bir öncelik sırası yoktur. Kendini gerçekleştirme aşamasında duyulan gereksinimler, kişilerin bireysel özelliklerine ve becerilerine göre değişiklik göstermektedir. Maslow!a göre sağlıklı insan temel gereksinimlerini gidermiştir. (CAN,GÜRHAN,2002,S,117)

William Glasser temel insan ihtiyaçların; yaşamını devam ettirme,  ait olma, sevme-sevilme, güçlü olma ve eğlenebilme olarak açıklar. İnsan davranışlarındaki anormallik veya psikolojik iyi olmama durumu bu ihtiyaçlardan birinin karşılanmama algısına bağlıdır. Bu ihtiyaçlar evrensel olmasına rağmen, bunlara ilintili istekler öznel, kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bu açıdan bir çocuk için sınıf geçme yeterli olurken, diğeri ancak en iyi notu aldığında kendini iyi hisseder.

Suzana Kobasa ise psikolojik iyi olma konusunda zorlanmanın önemine değinerek, insanın zorlanma karşısında üç yaklaşım sergilediğini belirtir. Bunlar mücadele, bağlılık ve kontrol algısıdır. Herhangi bir problemlilik durumunda mücadele edebileceğini düşünen bir kişiyi bu durumu psikolojik iyi olmayı olumlu etkiler. Bağlılık, sahip olduğumuz kaynaklara, kişilere, yöntem ve süreçlere sıkıca bağlı kalmaktır. Belirtilen durumlar anlamında bağlılık ve süreklilik sergilemek psikolojik iyi olmayı devam ettirici etkenlerdendir. Kişinin her şeyden önce kişisel özelliklerini belli tutarlılık içerisinde kontrol etmesi gerektiği gibi durumsal ve çevresel etkenlerin kontrol altına alınması psikolojik iyi olmayı olumlu etkiler.

Psikolojik iyi olma konusu gelişimsel dönemlere göre de farklılıklar gösterir. İlköğretim, orta öğretim ve yüksek öğretimdeki öğrencilerin veya bireylerin psikolojik iyi olmaları konusunda etkenlerin farklı olduğu söylenebilir. İlköğretim çağı çocuklarında psikolojik iyi olmayı sağlayan etkenleri şöyle sıralanmaktadır.

Sınıf rehberlik etkinlikleri psikolojik iyi olma konusunda en önemli işlerden biridir.

Sınıf rehberlik etkinliklerinde yer alan öğrencilerin benlik saygıları yükselmekte ve psikolojik iyi olma konusunda daha etkin bir rol alabilmektedir.

Bu öğrencilerin genel stres düzeyleri azalmakta ve daha etkili başa çıkma konusunda eğilim göstermektedirler.

Bu öğrenciler paylaşma, geri bildirim alma ve verme, bilgi kaynaklarını kullanma konularında daha etkili olmaktadırlar. Diğer taraftan, fiziksel sağlıkları konusunda da daha bilinçli konuma gelmektedirler.

Bunun yanında öğrencileri ders dışı etkinliklere yönlendirme, boş zamanlarını nasıl değerlendirebilecekleri konusunda rehberlik sunma, sportif faaliyetlere katılma, sanat ve müzik çalışmalarına teşvik etmenin genel anlamda psikolojik sağlık yanında fiziksel iyi olmayı da artırdığı belirtilmektedir.

UYUMA TÖNELİK PROBLEM ALANLARI

İlişki Problemleri:

Okul rehberlik hizmetlerinde en çok karşılaşılan sorunların başında ilişki problemleri gelmektedir. Okulun önemli görevlerinden birisi çocuğun sosyalliğe yatkın davranışlar kazanmasını sağlamaktır. Gelişen ve büyüyen çocuğun, arkadaş ve akran gruplarıyla sağlıklı ilişkiler geliştirebilme ve bunları sürdürebilme becerisiyle donanması gerekir. Çocuk, gelişimsel özellikleri aile faktörü ve çevresel nedenlerden ötürü arkadaş ve akran gruplarıyla problem yaşaması kaçınılmazdır.

Özgüven:

Özgüven, kişinin kendine yönelik olumlu yargıları, kendini sevmesi ve kendi-siyle barışık olmasıyla ilgilidir. Çocuklarda karşılaşılan problem alanlarından biri de özgüven eksikliğidir. Erikson’a  göre 0-1 yaşlarında başarılması gereken geli-şimsel görevdir. Kişinin tüm çabalarının altında bu duygu yatar. Kendine güveni eksik olan kişi, akademik, sosyal ve diğer konularda zorluk yaşar. Çocukların ve ergenlerin başkalarıyla karşılaştırılması özgüvenlerini zedeler. Çocuğa kendini ifade etme fırsatı verilmelidir.

Benlik Saygısı:

Akademik ve sosyal performansın önemli belirleyicilerindendir. Kişinin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değer atfetmesidir. ( Benlik Saygısı ile ilişkili kavramlar benlik kavramı, benlik imgesi ve ideal benlik kavramlarıdır. Benlik; olumlu ve olumsuz formlar olabilir. Benlik imgesi; kişinin sahip olduğu tüm özelliklerin (olumlu-olumsuz) farkına varmasıdır.) Demokratik olmayan aile ortamları, çocuğun başarısızlıklarla yüzleştirilmesi, belirli zihinsel ve fiziksel yetersizliklere sahip olması düşük benlik saygısı ile ilgilidir. Çocuğa değer verilmesi, kabul ve onay görmesi, benlik saygısını geliştirir.

Korku ve Kaygılar:

Çocukların korkularının kaynağında; -güvensizlik, -olumsuz yaşantılar, -yanlış bilgilendirme, -ebeveyn tutumları, -öğretmen tutumları, -cezalar, -aşırı genellemeler, korku içeren masal film ve hikayeler gelmektedir.çocuklarda rastlanan korkular genelde okul, başarı ve sosyal ilişkilerdir. Çocuklarda veya yetişkinlerde korku nesnesinin belli olmaması kaygıdır ve ortadan kaldırılması güçtür. İçine kapanma, yerli yersiz ağlama, insanlardan kaçma v.b. korku ve kaygı güven duygusunu yok eder. Bu nedenle ebeveyn ve öğretmen önce güven duygusunu geliştirmelidir.

Kimlik ve Kendini Tanıma:

Ergenlerin farklı olma çabaları, yetişkinleri veya otoriteyi takmamaları, başkalarının bakış açılarını anlamakta zorlanmaları, zaman zaman kendine özgü iç dünyalarında yaşamaları gibi sorunlar ergenin kimlik oluşturma süreciyle ilgilidir. Kimlik gelişimini etkileyen faktörlerden birisi daha önceki gelişimsel görevlerin yerine getirilip getirilmemesiyle ilgilidir. Otoriter, baskıcı, koruyucu uygun rehber ve modellerin bulunmadığı ortamlarda ergenlerin sağlıklı kimlik gelişimlerinin olması beklenemez. Kimlik gelişiminin başarılı ve sağlıklı olması için kişinin kendini tanıması, özelliklerinin farkına varması, yeteneklerini bilmesi kendini tanıma açısından önemlidir.

Karşı Cinsle İlgili Problemler:

İlköğretimin ikinci kademesi ve lise çağında ortaya çıkmaktadır. Her iki cins açısından bir çok konunun ailede veya okulda tam olarak işlenmemesi, baskıcı, onaylamayıcı tutumların karşı cinslerle ilgili problemlerin, cinsiyet rolleri konusunda yaşanan sorunlarla birlikte problem oluşturur. Karşı cinsle ilgili sorunlar, kişinin arkadaşlık ilişkilerinde, akademik performanslarında, kendine güveninde ve diğer alanlarda sorun yaşamasına neden olur.

Ailevi Problemler:

Okul çağı çocuklarının problem alanlarının ilk sıralarında ailevi problemler gelmektedir. Aile, kişinin yaşamında belirleyici, yönlendirici, rehberlik edici, güven verici gibi bir çok fonksiyonelliğe sahiptir. Ailenin içinde bulunduğu ekonomik güçlükler, ebeveynler arasındaki geçimsizlikler, işsizlik rol çatışmaları, baskı ve zorlamalar gibi nedenlerden dolayı çocuklar üzerinde problemlere neden olur.

Akademik/Mesleki Problemler:

Öğrencilerin problemlerinin okulda en çok göze çarpan boyutu akademik sorunlardır. Bu sorunların bir kısmı zihinsel faktörlere bağlı olurken, bir kısmı da aile sosyal çevre ve duygusal kaynaklı olabilmektedir. Diğer bir problem alanı da mesleki gelişimdir. Ergen yada çocuğun yeteneklerinin keşfedilmesi, kendini tanıması, ilgi alanlarının zenginleşmesi mesleki gelişim ile doğrudan ilgilidir.

Değer Yargıları ve Kuşak Çatışması:

Toplumda yetişkin kültürün baskın değer yargıları, genç kuşaklar tarafından önemsenmiyor olabilir.Özellikle okul ve aile, değer yargılarını çocuğa kazandırma konusunda baskıcı ve ısrarcı olur. Alışkanlıklar, giyinme, ilişki kurma boş zamanları değerlendirme gibi konular üzerinde değer farklılıkları oluyor. Kızlar, erkeklere nazaran yetişkinler tarafından baskı altında tutulmaktadır. Değer yargılarından kaynaklanan çatışma alt sosyo- ekonomik gruplardan gelen çocukların değer yargılarında sorun yaşar.

Bağımlılık ve Bağımsızlık:

Çocukların gelişim sürecine bağlı olarak bağımsızlık duygusunu kazanmaları gerekir. Çocuk iki yaşından sonra yavaş yavaş bağımsızlık duygusunu fırsat bulduğu oranda geliştirir. Fiziksel, bilişsel, duyuşsal ve sosyal yeterlilikleri ölçüsünde bağımsızlığını sergilemek ister.

Bağımlı olmak ise çocuğun seçimlerini, davranışlarını başkalarının onay ve desteğiyle gerçekleştirmektedir.

Anne-Çocuk arasındaki bağlanma zaman içerisinde sağlıklı olarak çözümlenmezse bağımlı kişilik yapısının ortaya çıkması mümkündür. Bu etkenin sonucun-da  okul çağında çocukların yetersizlik duyguları sergilemeleri, güven eksikliği, verilen ödevleri ve sorumlulukları kendi başlarına yapmama gibi sorunlar çıkacaktır. (CAN,GÜRHAN,2002,S.124-125-126-127-128)