Tagged: kişilik

REHBERLİK ve ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ 0

“Öğrenci kişilik hizmetleri” kavramı psikolojik danışma ve rehberlik alanı ile yakından ilgili kavramlardan biridir. Çağdaş eğitim anlayışı, eğitim sürecinin tam sayılabilmesi için öğretim ve yönetim etkinliklerinin yanı sıra öğrencinin bütün yönleri ile kendine en uygun bir düzeyde gelişmesini sağlamak üzere öğrenciye dönük çeşitli hizmetlerin yerine getirilmesini öngörmektedir. İşte, rehberlik ve psikolojik danışmayı da içine almak üzere eğitimde öğretim ve yönetim etkinliklerinin dışında öğrenciye dönük öteki hizmetlerin tümüne öğrenci kişilik hizmetleri (student personnel services) denir. (daha&helliip;)

Çağdaş Eğitimde Öğrenci Kişilik Hizmetlerinin Yeri 0

Gelişen teknoloji ve toplumsal yapıda meydana gelen değişmeler eğitim sistemlerine de yansımış ve çeşitli değişimlere neden olmuştur. Geleneksel eğitim anlayışı “öğretmen ve program merkezli” iken çağdaş eğitim anlayışı öğrenciyi merkeze almış ve “öğrenci merkezli eğitim” daha yaygın olarak kabul görmüştür. “Öğrenci merkezli eğitim” öğrenciyi bireysel farklılıkları olan değerli varlıklar olarak görür, öğrenciye zengin eğitim ortamları hazırlama ve onunla birebir ilgilenmeyi gerekli kılar. Çağdaş eğitimin amacı, bedensel ruhsal ve sosyal açıdan uyumlu bireyler yetiştirmektir. Ancak böyle bireyler, toplumu geliştirebilir. Çünkü toplumda gelişmeyi yaratacak kişiler, sorgulayan yargılayan araştıran kişilerdir. Çağdaş eğitimin amacı da böyle bireyler yetiştirmektir.Klasik öğretmen ve program merkezli eğitim anlayışı, doğal olarak öğretimi vurgulamış ve öğrenciyi bazı bilgilerin öğretilmesi gereken bir varlık olarak ele almıştır. Öğretim hizmetleri yoluyla daha çok bireyin zihinsel ve entelektüel gelişimine vurgu yapmıştır. Ancak zamanla insanın sadece zihinsel bir varlık olmadığı bunun yanında duygusal ve sosyal bir varlık olduğu gerçeği .giderek, daha fazla kabul görmeye ve vurgulanmaya başlanmıştır. Bu kabul, mevcut öğretim ağırlıklı eğitim anlayışı ve uygulamalarının bireylerin tüm gereksinimlerine cevap veremediği, bir okul sistemi içinde yetişmekte olan bireylerin daha başka karşılanması gereken gereksinimleri olduğu gerçeğinin anlaşılmasını sağlamıştır. Öte yandan eğitimden beklentiler de değişmeye başlamıştır. Eğitimden sadece öğretim yapma ve bazı konu alanlarındaki bilgileri aktarmanın yanında öğrencileri ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesi beklenmeye başlanmıştır. Tüm bu anlayış ve beklentilerdeki değişmeler eğitimde öğretim ve yönetim gibi iki temel boyuta bir yenisinin eklenmesine yol açmıştır. O boyut öğrencilerin öğretim hizmetleriyle karşılanan gereksinimlerinin dışında kalan kişisel gelişim ihtiyaçlarını karşılamaya dönük hizmetler bütünü_olan öğrenci kişilik hizmetleridir.Öğrenci Kişilik Hizmetleri, çağdaş eğitim sisteminin öğrencilere sunduğu önemli hizmetlerinden biridir. Çağdaş eğitimin amaçlarına ulaşmak ve eğitimin işlevini gerçekleştirmek üzere örgün eğitimde okulun yapısı da değişmiş ve öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanında öğrenci kişilik hizmetleri yer almıştır(2). Öğretim, belirli bir alanda bilgi, beceri ve tutum kazandırmaya yönelik etkinliklerdi”. Yönetim, eğilim kurumunu amacına yönelik olarak yaşatma, öğretim ve kişilik hizmetlerini eş güdümleme ve yürütme etkinlikleridir (3). Öğrenci kişilik hizmetleri ,bireysel farklara ve gereksinimlere cevap veren çabalar, tutumlar, davranışlar, değerler, duygular ve kişisel amaçlarla ilgili olarak, bireye ağırlık veren etkinlikleri kapsar. Öğrenci kişilik kıymetleri. öğrencinin tüm yönleri ile ele alınıp uygun ,düzeyde gelişimini sağlayabilecek çeşitli hizmetlerin bütünüdür. Öğrenci kişilik hizmetlerinin kapsamına giren hizmetler, öğrencilerin bir okul sistemi içinde ihtiyaç duyabilecekleri tüm hizmetleri kapsar. Ancak bu hizmetler öğretime yardımcı hizmetler olarak algılanmamalıdır. Öğretim hizmetleri nasıl bireylerin öğrenme gereksinimlerini karşılıyorsa öğrenci kişilik hizmetlerinin de kendine özgü amaçlan, karşılamakta olduğu öğrenci gereksinimleri vardır. Kısaca öğrenci kişilik hizmetleri öğretim hizmetlerine yardımcı hizmetler değil öğrencilerin öğretim hizmetleriyle karşılanamayan gereksinimlerini karşılamayı amaçlayan, çağdaş eğitimin tamamlayıcı ve ayrılmaz bir yanını oluşturmaktadır. Kuşkusuz bir okulda Öğrenci kişilik hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesinin öğretim hizmetlerinin kalitesini artırıcı bir rol oynar ancak belirtildiği gibi Öğrenci kişilik hizmetleri öğretime yardımcı bir hizmet alanı değildir…Öğrenci kişilik hizmetleri kapsamında yer alan hizmetler/ sağlık hizmetleri, sosyal ve kültürel etkinlikler, özel eğitim ve özel yetiştirme, sosyal yardım hizmetleri ve psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleridir. Öğrenci kişilik hizmetlerinin amacı, her düzeydeki okul ve eğitim kurumlarında, öğrencinin sağlıklı, mutlu ve üretken bir kişilik geliştirmesine katkıda bulunmaktır. Öğrenci, kişilik hizmetleri, okulun düzeyi, olanakları ve bulunduğu çevreyi göz önüne alarak düzenlenmektedir. Aşağıda öğrenci kişilik hizmetleri çerçevesinde öğrencilere sunulan hizmetler kısaca açıklanmıştır:

1. Sağlık Hizmetleri: Sağlık eğitimi, sağlığı koruma, sağlık kontrolleri yaptırma,bulaşıcı hastalıklar ve korunma yolları, tanı ve tedavi merkezleri.

2. Sosyal Yardım Hizmetleri: Öğrencileri burs ve barınma konusunda bilgilendirme, beslenme, ulaşım ek iş konusunda yardımcı olma gibi hizmetleri kapsar.

3. Rehberlik hizmetleri Öğrencilere sunulan psikolojik yardım hizmetlerini kapsar.

4. Özel Yetiştirme Hizmetleri: Özel yetenekleri geliştirme fırsatlarına yardımcı olma, gereksinim duyulan alanlarda kurslara yönlendirme, verimli ders çalışma becerileri kazandırma, başarısızlık nedenleri konusunda öğrenciyi bilgilendirme.

5. Sosyal ve Kültürel Hizmetler: Serbest zaman etkinlikleri ve serbest zamanı verimli kullanma alışkanlıkları,ilgi ve becerilerine göre öğrencileri serbest zaman etkinliklerine yönlendirme ( 4,5)

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Nedir?

Fiziksel ve toplumsal yaşamla ilgili olgulardan kaynaklanan sorunların ve bunlara bulunan çözüm yollarının tanıtılması ve karşılaşılabilecek yeni sorunlara çözüm bulabilme becerilerinin geliştirilmesi, ders konularını oluşturmaktadır. Birey, kendi yaşamında karşılaştığı kişisel sorunlar karşısında çözüm için kendisi bir çıkış bulamadığında bir uzman desteğine gereksinim duyar. Bu amaçla kurulan “Rehberlik Servisleri” değişik yöntemlerle bireye yardımcı olur. Rehberlik hizmetleri birinci derecede, bireylerin “karar verme” konusunda yaşadığı sorunlara yardımcı olur. İnsan hayatı boyunca pek çok konuda karar verir. Bazı konularda verilen kararlar bütün hayatı etkileyecek güce sahip olabilir. Böyle dönemlerde insan kaygı ve bunalım yaşayabilir;bu durumda psikolojik desteğe de ihtiyaç duyabilir, Rehberlik , bireylere bu desteği sağlamaya çalışır. Genelde rehberlik ve psikolojik danışma kavramları birlikte kullanılır. Oysa psikolojik danışma, rehberlik hizmetlerinin bir bölümünü oluşturur .Bu ilişki şöyle şematize edilebilir:

Psikolojik danışma ve rehberliğin ne olduğunu açıklamadan önce bir noktanın okuyucuya hatırlatılmasında yarar görülmektedir. Bu kitabın bu bölümünde ve diğer bölümlerde zaman zaman kısaca alanın geleneksel adı olan “Rehberlik” zaman zaman da “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” kavramları kullanılmıştır. Hangi kavram kullanılırsa kullanılsın kastedilen alan aynıdır.

Rehberliğin anlamı üzerinde değişik görüşler ortaya konmuş ve çeşitli tanımları yapılmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi her hangi bir kavramın herkesçe benimsenebilecek bir tanımını yapmak güçtür. Bu güçlük psikolojik danışma ve rehberlik İçin de geçerlidir. Aşağıda yapılan tanımlardan bazıları verilmiştir:

*Rehberlik, bireyin problemlerini çözebilmesi , bağımsız hale gelebilmesi ve içinde yaşadığı toplumun sorumlu ve üretken bir üyesi olabilmesi için sağlanan bir yardım sürecidir (8).

*Rehberlik,bireyin gizil güçlerini anlamsı ve bunların toplumsal fırsatlarla ilişkilendirmesi, toplumda u^um içinde yaşaması için bireye yapılan sistematik ve profesyonel bir yardımdır ( 9).

*Rehberlik, bireyin kendini anlaması, yaşama uyumunu bozmadan kendini yönelebilmesi amacıyla sağlanan yardım sürecidir (10).

*Rehberlik, bireyin kendini ve çevresini tanımasına ve anlamasına yardım etme sürecidir (11).

*Rehberlik, bireye kendini anlaması çevredeki olanakları tanıması ve doğru kararlar vererek kendini gerçekleştirebilmesi için yapılan sistematik ve profesyonel yardım sürecidir (12).

*Rehberlik, bireyin verimli bir şekilde gelişmesini ve topluma uyum sağlamasında gerekli olan seçimleri, planlan yapmasında ve kararları vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanması ve ulaştığı bu seçme ve kararlan uygulaması İçin kişiye yapılan sistemli ve profesyonel yardımdır (13).

Rehberliğin yukarıda verilen bazı tanımları incelendiğinde tanımların bazı ortak noktaları vurguladığı görülmektedir. Tanımların vurguladığı ortak sözcükler; süreç, yardım, birey ,kendini anlama, kendini gerçekleştirme, destek, uyum, olarak görülmektedir, tanımların çoğunda ortak olarak kullanılan bu sözcüklerden hareketle tanımların ortak yanları aşağıdaki gibi özetlenebilir (14):

1. Rehberlik süreci yüreklidir ve bireyin yaşadığı her yerde yardır.

2. Rehberlik, bireye yardım etme işidir. Rehberlik yardımı, psikolojik bir yardımdır. Rehberliğin psikolojik bir yardım olma özelliği onu başka yardım hizmetlerinden belirgin bir biçimde ayırır. Buna göre rehberlik yardımı, bir yol gösterme, öğüt verme yardımı değildir.

3. Rehberlik yardımı, bireye dönüktür ve bireyin gizil potansiyellerini ortaya çıkarmayı amaçlar.

4. Rehberlik bilimsel ve profesyonel bir yardımdır ve çalışmalarının dayandığı bilimsel ilkeler ve yöntemler vardır.

5. Rehberliğin özü, bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım etmektir.

Rehberliğin anlamı üzerinde yukarıda verilen tanımlar ve tanımlardan çıkarılan genellemeleri de işin içine katarak rehberlik şöyle tanımlanabilir: Rehberlik, kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini kendine en uygun düzeyde geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı bir uyum yapması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce bireye verilen psikolojik yardımlardır.

Bu tanımın vurguladığı noktalar şöyle özetlenebilir:

Rehberlik psikolojik bir yardımdır.

Rehberlik yardımı uzman kişilerce verilir.,

Rehberliğin esası bireyin güçlü ve zayıf tüm yanlarıyla bir bütün olarak kendini tanıması ve anlamasıdır.

Rehberlik bireyin çevresiyle ve kendisiyle uyumlu bir birey olmasına yardım eder.

Ve rehberliğin nihai amacı bireyin kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır.

Bireysel Farklılıklar 0

19. yy sonlarında 20.yy başlarında psikolojik çalışmaların temelinde  bireysel farklılıklar yatmaktaydı. Mesela zihinsel yetenekler üzerinde yapılan bir araştırmalar aynı yaşta olmalarına karşın, bireyler birbirinden farklı zeka seviyesinde oldukları gözlenmiştir. Aynı yaş grubundaki çocukların bedensel gelişimlerinin de birbirinden farklı oldukları gözlenmiştir.Bir sınıfı dolduran çocukların hiçbiri bir diğerinin aynı değildir. Boy, ağırlık, renk, zeka bakımından farklılık gösterirler. Öz-ikizler (tek yumurta ikizleri) hariç aynı anne ve babadan olan kardeşlerin bile aralarında fark vardır.Bireysel farklılıkları çocukların büyüyüp gelişmesinde de izleyebiliriz. Aynı takvim yaşındaki çocuklar yaşantılarının farklı zamanlarında gelişip olgunlaşırlar.  Mesela 6 takvim yaşında (ilköğretim 1. sınıf) bir çok çocuk zihin-kas koordinasyonu gerektiren oyunlara katılıyor, ayakkabısının bağcıklarını başkalarından yardım almadan bağlayabiliyor. Ama aynı takvim yaşındaki bir başka çocuk bunları gerçekleştirmeyebilir.  Yetenek seviyesindeki hız derecesi zihinsel seviye ile doğru orantılıdır diyebiliriz. (GÜNDOĞAN S., 1997,S.25)Rehberlik hizmetlerinin önemli alanlarından biri bireysel farklılıklardır. Her birey kendine özgüdür. Toplumsal yaşamın temel dinamiklerinden biri de bu farklılıklardır. Toplumun dinamik olarak çalışabilme, üretebilme, uygarlık ortaya çıkarma ve devamlılığını sağlayabilme özelliğini bireysel farklılıklar aracılığıyla gerçekleştirir.

Bütün öğrencilerin aynı özelliklere sahip olduğunu varsaymak, öğrencinin öznel doğasını yani özgünlüğünü ortaya çıkarma açısından büyük sorunları  beraberinde getirir. Bu yönden problemleri, üstün yönleri, zayıflıkları, başarı ve başarısızlıklarıyla her öğrencinin ayrı bir dünya olduğunu bilmek ve bunları keşfetmeye çalışmak gerekir.

Okul çocuğun psikososyal gelişimini sağlama ve olumlu yönde geliştirme adına iki yönde öğrenciye gelişim imkanı sunar. Bunlardan birincisi çocuğun toplumsal bir birey olarak yaşamasını sağlayıcı sosyal davranışları, normları ve ortak değerleri çocuğa öğretmektir. İkincisi ise her bireyin kendine özgü, farklılığını keşfetmesini sağlayıcı çalışmalar yapmaktır.

Eğitim-öğretim açısından en önemli bireysel farklılıklar daha çok zihinsel düzeyde fark edilmektedir. Zihinsel yeterlik bakımından toplumun büyük bir kısmı zihinsel yeterliğe sahiptir. Bunun yanında bütün bireylerin farklı zihinsel yeterlik alanlarına  sahip olabilecekleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Howard Gardner çoklu zeka kuramıyla eğitim açısından önemli bir bakış açısı sunmaktadır. İnsanların çok farklı yetenek alanlarına sahip olabileceklerini belirten Gardner bunların eğitim ortamında işlenmesinin veya ortaya çıkarılmasının gerekliliğinden bahseder.

Bireysel farklılıklar açısından zihinsel yeterlik kadar yetersizlik veya özürlülük de önemlidir. Her bireyin kendi kapasitesi veya potansiyelleri ölçüsünde eğitim alma hakkı vardır. Bu bireylerin belirlenmesi, onlara insanca yaklaşım sergilenmesi, kendilerine eğitim haklarının sağlanması modern eğitimin şartlarındandır.

Bireydeki nitelik farklılıkları:

İnsanlar arasında bireysel farklılıklar olduğu gibi bir bireyin kendi içinde  nitelik dereceleri ve vasıfları bakımından da farklık bulunabilir. Hiç kimsenin kişiliğini oluşturan nitelikleri aynı derecede değildir. Mesela bir insan kelime anlama ve muhakeme gücü bakımından niteliği vasatken, mekan ilişkileri, soyut düşünme niteliği ortanın altında sayılabilir.

Bireydeki cinsiyet farkları

Erkekler doğum zamanında ağırlık bakımından kızlardan daha ağırdır. Ama kızlar ergenlik çağında bunu erkeklerin ellerinden alır. Takvim yaşı aynı bile olsa kızlar fizyolojik bakımdan erkeklerden bir yaş ilerdedirler. Gerek bedensel, gerek sosyal yönden erkeklerden çok daha çabuk olgunlaşırlar. İlkokul çağlarında zeka testlerinde kızlar her ne kadar başarılı olsalar da ergenlikte bu durum ortadan kalkar ve erkekler daha başarılı olamaya başlarlar. Ergenlik sonrası yapılan testlerde kızlar dil konusunda başarı sağlarken erkekler daha çok sayı ve mekanik konularında başarı gösterirler.

Güç bakımından ilköğretim çağlarında kızlar erkeklere eşittir. Ama buluğ çağında ise erkekler lehine fark belirmeye başlar.

Yapılan araştırmalar kızlar son ergenlik çağında daha ziyade ev ve ev hayatı, aşk romanları ve gazetenin magazin sayfalarını karıştırırken, erkekler bilim-teknik araştırmaları, serüven romanları ile gazetenin spor sayfasını karıştırırlarmış(Araştırmalar 1950’li yıllarda yapılmış) (ÇETİNÖZOĞLU S,1997,S.124-126)

Bireysel Farklılıkların Rehberlik Açısından Önemi:

Bireysel farklılıklar sadece zeka ile sınırlı bir konu değildir. Tüm insan özelliklerinin bireysel farklılıklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında konu daha çok özürlü veya özel eğitime muhtaç olma durumu açısından ele alınmaktadır. Özel eğitime muhtaç olan kişileri maddeler halinde sıralayabiliriz.

-Zihinsel engellik

-Üstün yeteneklilik

-Öğrenme bozuklukları

-Duyusal bozukluklar ( görme, işitme)

-Psikososyal problemler

-Duygusal problemler

-Fiziksel bozukluklar

Genel sağlık problemleri

olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlara ilişkin eğitimin yapısı ve niteliği farklılık göstermektedir.

Bireyde Uyumu Güçleştiren Faktörler:

Birey günlük yaşamında bir çok problemle karşı karşıya kalmakta ve bunlara kendi özellikleri ve olanakları ölçüsünde çözümler üretmektedir.

Uyum bireyin bilişsel, duygusal ve sosyal uyaranlara kendi içsel özelliklerini entegre ederek varlığını sürdürme çabasıdır. Bu uyaranlar; ihtiyaçlar, çatışmalar, karmaşık seçimler, sosyal, ekonomik ve kültürel stres ve bazen de aile yapısındaki değişimler olabilmektedir.

Bunun yanı sıra ekonomik sıkıntılar, toplumsal baskı ve zorluklar, bireysel rollerin karmaşıklığı ve değişkenliği, kültürel ve ekonomik küreselleşme gibi süreçler bireyin sorunlara karşı başa çıkabilme sınırını zorlamaktadır.

Bunun yanı sıra ekonomik sıkıntılar, toplumsal baskı ve zorluklar, bireysel rollerin karmaşıklığı ve değişkenliği, kültürel ve ekonomik küreselleşme gibi süreçler bireyin sorunlara karşı başa çıkabilme sınırını zorlamaktadır.

Uyuma Yönelik Problem Alanları

İlişki Problemleri; gelişen ve büyüyen çocuğun sürekli olarak arkadaş veya akranlarıyla sağlıklı ilişkiler geliştirebilme ve bunları devam ettirebilecek beceriyi kazanması gerekmektedir. Gelişimsel özellikleri, aile faktörü ve çevresel nedenlerden ötürü çocukların arkadaş ve akranlarıyla problemler yaşaması kaçınılmaz olmaktadır. Paylaşma, oyun, ders içi ve dışı aktiviteleri birlikte gerçekleştirme gibi konularda özellikle gelişimin ilk dönemlerinde çocuklar problem yaşayabilmektedirler. İlişki problemleri çocuğun kendisinden kaynaklanabildiği gibi, dışsal faktörlerin etkisiyle de gündeme gelebilmektedir. Sosyal aktivitelere girememe, arkadaş ve akranlarıyla etkili iletişim gerçekleştirememe, oyun ve aktivitelerde bozucu ve engelleyici rol üstlenme gibi problemlere çocuklarda sıkça rastlanabilmektedir.

Özgüven; çocuklarda karşılaşılan önemli problem alanlarından biri de özgüven eksikliğidir. Özgüven, kişinin kendine yönelik olumlu yargılarının olması kendini sevmesi, kendiyle barışık olması ve kendini tanıması gibi durumlarla ilişkili bir kavramdır.

Kendine güveni eksik olan kişi akademik, sosyal ve diğer konularda zorluk yaşayacaktır. En küçük başarısızlıklar, reddedilme, performans eksikliği ve fiziksel eksiklikler kolayca özgüvenin olumsuzlaşmasına neden olabilmektedir.

Bu kapsamda ele alındığında özgüvenin yeniden tesis edilmesine yönelik çalışmalar daha çok çocuğun kendisini ifade etmesine fırsat verilmesi, kendi farkındalıklarının arttırılması, kendilerini olduğu gibi kabul etmelerini sağlama üzerinde odaklaşmaktadır. Her gelişim düzeyinde çocuğun yapabilirlik düzeylerinin arttırılması, daha güvenli bir ortamın onlara sunulması, sağlıklı aile ilişkilerinin geliştirilmesi özgüvenle oldukça ilişkili konulardır.

Benlik Saygısı (Öz Saygı); Akademik ve sosyal performansın önemli belirleyicilerinden biri kişinin belik saygısıdır. Benlik saygısı, kişinin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değer atfetmesi olarak tanımlanabilir. Benlik kavramı kişinin kendine yönelik yapılan tüm değerlendirmelerin algısıdır.

Demokratik olmayan aile ortamları, çocuğun sürekli başarısızlıklarıyla yüzleştirilmesi, belirli zihinsel ve yetersizliklere sahip olması düşük benlik saygısı ile oldukça ilişkilidir. Her şeyden önce çocuğun saygı görmesi, anlaşılması, değer verilmesi, yapabilirliklerine güvenilmesi, kabul ve onay görmesi kendine yönelik saygının da gelişimine zemin hazırlayacaktır.

Stres ve Başaçıkma

Modern rehberlik hizmetlerinin ele alınması gereken bir diğer önemli konusu ise stres ve bununla nasıl başa çıkılacağına ilişkin bilgi ve becerilerin kazandırılmasıdır. Günümüzde stres konusunun popülerliği ve bir çok sıkıntı ve karmaşaların açıklanamazlığının sonucu olarak stres çağın hastalığı olarak değerlendirilmiştir. Stres kavramını yaşamın her alanında ve herkesten duymak mümkündür. Bankada çalışan kişi de köylü çiftçi de stresten söz etmektedir. Hal böyle olunca stres konususun rehberlik hizmetleri içerisinde ele alınması ve stresle başa çıkma konusunda gerekli önlem ve eğitimin sunulması kaçınılmaz olmaktadır.

Stres, daha önceleri biyolojik açıdan ele alınmakta ve farklı yaşam koşullarının kişinin metabolizmasında meydana getirdiği dengesizlik olarak değerlendirilmekteydi. Bu kapsamda özellikle stres genel uyum sorunu olarak ele alınmış ve bireyin dışsal ve içsel etkenlerden kaynaklanan taleplere yapmış olduğu bir tür tepki olarak incelenmiştir. Günümüzde ise stresin biyopsikososyal bir yapı içerisinde ele alındığı görülmektedir. Stresin bireysel farklılıklar kadar sosyal etkenlerce de görecelilik gösterdiği kabul edilmektedir. Stresin ortaya çıkmasında stres kaynağının kendisi kadar stresin nasıl algılandığı veya kişi tarafından nasıl değerlendirildiği de stresin anlaşılmasında önemli bilgiler sunmaktadır. Aynı stres kaynağına insanların farklı tepkiler gösterdiği görülmektedir. Bunun ortaya çıkmasında önemli etkenlerden biride strese karşı kişinin sahip olduğu başa çıkma düzeyi ve strateji türleridir.

Stresle başa çıkmada farklı tarz ve stratejilerin kullanıldığı görülmektedir. Bunların sınıflandırılmasının farklı psikoloji okullarında farklı şekillerde yapıldığı görülmektedir. Bunlardan en genel olanı ise aktif ve pasif başa çıkma tarzlarıdır. Aktif başa çıkma daha çok duruma yönelik, problem odaklı, planlama, iş yapma, üzerine gitme, sorun çözme, yardım arama, bilişsel olarak durumu yeniden değerlendirme şekillerinde gerçekleştirilmektedir. Pasif başa çıkma yöntemleri olarak ise daha çok duygusal yaklaşım, kaçma ve inkar etme gibi süreçlerin işletildiği görülmektedir. Bu iki yaklaşım kişisel ve durumsal özelliklere bağlı olarak sonuçta kişi tarafında durumun üstesinden gelmeye yönelik olarak kullanıldıklarında işlevsel oldukları söylenebilir. Fakat kullanım süresi ve düzeyine göre aktif başa çıkmanın daha etkili, pasif-duygu odaklı başa çıkmanın ise etkisiz yöntem olarak değerlendirildikleri de görülmektedir.

Bir başka başa çıkma tarzı olarak sosyal destek arama ve kullanma eğilimi göze çapmaktadır. Sosyal destek ve yardım arama duygusal olabildiği gibi enstürümantal da olabilmektedir. Diğer taraftan sosyal desteğin varlığında çok kişi için önemli olan algılanıp algılanmamasıdır. Kişi sosyal destek algısına ne kadar çok sahip ise, başaçıkma özelliği de o derece artmaktadır. Özellikle problem çözmeye ve aktif anlamda sosyal yardıma başvurulması etkili veya olumlu bir yaklaşım olarak incelenmektedir. Bu açıdan, bireyin sahip olduğu sosyal desteğin farkında olması ve yardım almaya yönelik tutum ve davranışlarının artırılması başaçıkma konusunda yapılması gerekenler arasındadır.

Stresle başa çıkmada başvurulan yöntemler ;

Günümüz insanı önceden belirtildiği gibi hem kişisel hem de durumsal faktörler açısında daha fazla stres kaynaklarına, gerilime ve zorlanmaya maruz kalmaktadır. Tüm bunların ışığında kişisel rehberlik hizmetlerinin böyle önemli bir konu üzerinde durması, bireyi problemlik açısından başaçıkmaya yönelik olarak hazırlaması, etkili ve olumlu başaçıkma stratejileri kullanma becerileriyle donatması, gerektiğinde uygun dışsal yardım arama davranışlarının teşvik edilmesi stresle başaçıkma konusunda yapılması gerekenler arasındadır. Bu tür çalışmaların hem önleyici kapsamda hem de sorunların veya stresliliğin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılmasının rehberlik hizmetleri açısından önemi büyüktür. Okullara da gelişimsel özelliklerinde göz önünde bulundurularak stres yönetimine yönelik hizmetlerin artırılması kaçınılmazdır. Özellikle sınav stresine yönelik çalışmaların tüm öğretmenler tarafından bilinmesinde ve buna yönelik çalışmaların yapılamasında büyük önem olduğu bilinmektedir. Bunlar arasında en kolay ve basit olabilecek yöntemlerden biri gevşeme egzersizlerinin yapılmasıdır. Bunu tüm öğretmenlerin yapabilmesi mümkündür. Böylece kişinin problemliliğin ortadan kaldırması amaçlanabileceği gibi, aynı zamanda kişisel gelişim ve etkililik açısından da önemli çalışma yapılmış olacaktır.