Akılcı-Duygusal Yaklaşım

Akılcı-duygusal yaklaşımın (Rational- Emotive Therapy- RET) kurucusu 1913 yılında Pittsburgh’da doğan Albert Ellis’dir. Psikanalizin yüzeysel ve bilimsel ol­mayan bir tedavi şekli olduğuna inanan Ellis 1955 yılında hümanistik, felsefi ve davranışsal yaklaşımları birleştirerek akılcı duygusal (RET) görüşü ortaya koymuş­tur .

 

RET öğretici, yöneltici ve düşünceyle ilgili olduğu kadar duygularla da ilgili­dir. Bilişlerin (düşüncenin), duyguların ve davranışların önemli ölçüde birbirlerine etki ettikleri ve karşılıklı neden sonuç ilişkisine sahip oldukları varsayımına dayanmaktadır. Okumaya devam et Akılcı-Duygusal Yaklaşım

Davranışçı Yaklaşım

1910′ larda John. B. Watson (1878-1958) tarafından daha çok psikanalitik kurama tepki olarak geliştirilen davranışçılık zihnin incelenmesini tümüyle reddederek organizmanın davranışlarıyla ilgilenilmesi gerektiğini savunmuştur . Davranışçı yaklaşımın önde gelen diğer kuramcıları, Pavlov,  Thorndike, Skinner’dir. Davranışçı psikolojiye göre, nesnel yöntemlerle ölçülemeyen gözlenemeyen zihinsel süreçlerin incelenmesinin bir anlamı yoktur.

 

Davranışçılar öğrenmeyi, uyarıcı ve tepki arasındaki bağla açıklamakta ve içebakış yöntemini tümüyle reddetmektedirler. Davranışçılara göre gözlenen davranışların açıklamasında öğrenme ilkeleri kullanılmalıdır. Öğrenme, organizmanın davranışlarındaki değişiklik olarak tanımlanmaktadır . Davranışçı yaklaşıma göre , tedavi edilmesi gereken davranışlar uyumsuz ve bozuk davranışlar­dır. Davranış tedavisinin amacı ise, bu bozuk davranışların yerine uyumlu davra­nışların kazandırılmasıdır. Okumaya devam et Davranışçı Yaklaşım

Psikanalitik Kuram

 

Psikanalitik Kuram

Psikanalitik kuramın kurucusu Sigmund Freud 1856 yılında Moravia’da doğdu, 1939 yılında Londra’da öldü . Freud Viyana’da tıp alanında eğitim görmüş daha sonra nöroloji alanında uzmanlık yapmıştır. Freud’un ortaya koyduğu kavramlar uzunca yıllar tartışılmakla birlikte pek çok kuram için de ilham kaynağı olmuştur.

 

Freud’a göre insanoğlunun davranışlarına yön veren iki temel dürtü vardır. Bunlar cinsellik ve saldırganlıktır. Freud toplum tarafından hoş karşılanmayan ve baskı altına alınmaya çalışılan bu iki dürtünün bilinçaltına itildiğini öne sürmektedir. Böylece birey baskıdan kurtulmuş olur. Bilinçaltına itilen bu istekler ve dürtüler bilinç düzeyinde olmasalar da bireyin davranışlarım etkilemeye devam ederler. Psikanalitik kuram dil sürçmeleri , unutmaları bilinçaltına itilen bu isteklerin ifade edilmesi olarak kabul eder . Okumaya devam et Psikanalitik Kuram